Bitkiden güç alan hava temizleyici

Woman watering plant by window in home

Andrea Air mükemmel bir insan ve bitki birlikteliği ortaya koyan inovatif bir ürün olarak konumlandırıldı. Çevrenin doğal yeteneği olan geri dönüştürme ve temizleme konusunda yaşam kalitesini arttırmayı hedefliyor. Evinizin havasını temizlemek, sağlıklı bir hava solumanıza yardımcı olmak için tasarlanmış ve kullanılıyor. Yapılan çalışmalar Andrea Air ile normal bir ev bitkisi hava temizlemek konusunda on kat daha performanslı şekilde size yardımcı olabiliyor.

Andrea Air, Fransız tasarımcı Mathieu Lehanneur ve Harvard Üniversitesi Profesörü David Edwards 2007 yılında gerçekleşen bir güzel sanatlar denemesinin bir parçası olarak ortaya çıkmış. Ürün aslında ortaya yeni çıkmış bir ürün değil ancak bu tarz ürünün benimsetilmesi süreç aldığından raflardaki yerini alması oldukça gecikmiş. Neyse ki 2010 yılı şubat ayından itibaren Kuzey Amerika’da satışa sunuldu ve dağıtımına devam ediliyor. Aynı zamanda ürünün üzerinde geliştirme çalışmalarının sürdürüldüğünü de söylemekte fayda var.

Teknik Özellikler, Nasıl Çalışıyor

Bu ev tipi oda hava temizleyici cihazın en önemli özelliği bir bitki ile ev içi ya da oda içi atmosferi temizleme  yeteneğinin arttırılmış olması. Cihazın içindeki bitki yapraklarının ardından havayı iten bir fan ile havanın ilerleyişi, önce bitkinin yapraklarına ardından toprağın içinden ve bitki köklerine temas ederek mini bir su tankına ulaşıyor. Bu su tankında toksinleri bırakarak odaya temiz hava olarak itiliyor.

Andrea Air Cleaner, birçok ev bitki türü ile kullanılabiliyor. Böylece yalnızca evinizdeki toksinleri atmanıza değil aynı zamanda istediğiniz tasarıma ve uyuma göre ev bitkileri ile evlerini süslemelerini mümkün kılıyor.  Tasarımların artık iç dünyamızı ne kadar yansıttığını ve dinginliğimize katkı verdiğini düşünürsek, ürünün içinde kullanmak istediğimiz bitkiyi seçebilme olanağı sunması oldukça hassas bir dengeye olanak sağlıyor, teknoloji ve tasarım uyumu.  Bir öngörü, geleceğin hava temizleme cihazlarının teknoloji ile doğa birlikteliğinin daha da artacağını gösteriyor.