Desolenator ! Dünyanın en önemli probleminin çözümü olabilir mi ?

Öyle bir cihaz ( Desolenator ) düşünün ki gün ışığını kullanarak suyu içme suyu haline ( bildiğiniz su arıtma cihazı gibi mi geldi) getirebiliyor.  Desolenator gün ışığını kullanarak bir büyük ekran televizyon maliyetinden daha ucuza suyu arıtıyor. Su arıtmada bir devrim. Neden bir su arıtma cihazı devrim olsun ki? Öncelikle böyle bir cihazın insan hayatına neler getirebileceğini hayal etmeli. Şebeke suyuna bağımlılığı azaltmaz mıydı? Daha özgür, doğa ile iç içe yaşamak isteyenler için önemli bir çözüm. Ya da Afrika’da bir aileye ya da okula gönderdiğinizi düşünün. Desolenator takımı işte sizin için bunları araştırıyor. Peki bu konu dünyanın en önemli problemleri arasında mıdır?

Peki Dünyanın En Büyük Problemi Nedir?

Bir çok ülkede aileler için ulaşılabilir temiz, içme suyu yeni bir problem değil. Dünya üzerinde bir milyarın üzerinde kişinin güvenilir temiz suya erişim eksikliği yeni bir problem değil (problemin boyutuna siz karar verin). Bu kitlenin önemli bir kısmı hala su taşıma kamyonlarıyla suyu alıyor ve bunun için önemli bir ödeme yapmak zorunda kalıyorlar. Başka bir kesim içe suya erişim için saatlerce yürümek ve yerleşim yerlerine bu suyu kaynağından geri taşımak zorunda kalıyorlar. Buna rağmen, desolenator ekibi hem durumu değiştirebileceğine inanıyor hem de bunu yapmak için iyi bir çözümleri var. Tersine mühendislikle mütevazi bir güneş panelden (solar panel) yola çıkarak herhangi bir su kaynağından içilebilir su elde etmeyi başardılar. Hatta bu kaynaklara kolay erişilebilir okyanus suyu da dahil.

Dünyanın en büyük krizinin çözümü nasıl ?

Desolenator CEO’su William Janssen “Dünyadaki su kaynaklarının çok büyük bir bölümü olan %97′lik kısım tuzlu sudur. Bizim planımız bu değerli kaynaklardaki  suyu daha önce eşi benzeri görülmemiş bir yolla ulaşılabilir bir kaynağa dönüştürüp dünyanın su krizine son vermektir. Bu işlemin adi desalinasyon (tuzdan arındırma) ve temiz suyun toplamının %0.7′si bu yöntemle elde ediliyorken, işlemin şu anki teknolojiyle gerçekleştirilme maliyeti yüksek, verimsiz ve dünyanın enerji kaynaklarının %0.5′ni boşa kullanıyor.” diyerek işletmelerinin sorunun çözümüne olan katkısından bahsetti.

Güneş enerjili damıtma yeni bir yöntem değil ancak Desolenator’un kullandığı yöntem farklı. Şirketin kullandığı yöntemle üretim verimli, üretim sürecinde kullanılan ürün herhangi bir yedek parça ya da değişime uğramadan 20 yıl kadar çalışabiliyor ve bu süre zarfında günde 15 litre kadar temiz su üretebiliyor.

Nasıl çalışıyor ?

Diğer güneş panellerinin aksine Desolenator suyun sıcaklığını düşürmek yerine panelin yüzeyini kullanarak onu ısıtıp 90 dereceye kadar ısıtıyor. Bu sıcaklıkta güneş panelininürettiği elektrikten faydalanılarak su bu kez kaynatılıyor. Sonraki aşamada su buharı bir ısı değişim mekanizmasına giriyor ve enerji kaybı olmadan ısı sonraki kirli / tuzlu suyu temizlemek için suya aktarılıyor.

Sonuç olarak işlemlerden iki ürün elde ediliyor, birisi temiz içilebilir su diğeri ise tuzlu su. Ancak bu noktada herhangi bir kayıp yok, ortaya çıkan tuzlu su da tekrar temizlenmek üzere sisteme dahil edilebiliyor. Desolenator ekibi projeyi / startuplarını kitle fonlamasına sundu. Böylece ürettikleri bu projeyi daha geniş kitlelerin kullanımına ulaştırabilmeyi umut ediyorlar. Şirket teknolojisini korumak amacı ile patentini almış. Böylece büyüme çalışmalarına korkusuzca devam ediyor. Aynı zamanda şu anda Hindistan ve Afrika’da suya erişim sıkıntısı çeken ailelerin topraklarına ve okullara bu ürünleri yerleştirmek için önemli adımlar atmış bulunmaktalar.  Desolenator ekibi su artıma konusunda en iyi cihazıyapmakla kalmamışlar, dünyanın en önemli problemlerinden birine çözüm olmak yolunda da çok büyük bir adım atmışlar. 

Paylaş
Önceki İçerikArttırılmış gerçeklik ile navigasyon: Google Live View
Sonraki İçerikNASA’nın size ihtiyacı var !
İstanbul Üniversitesi Makine bölümü öğrencisi olup, İnovasyon, bilim ve teknoloji konularına merak salmıştır. Önceden teknoloji sitesi kurmak ve yönetmek girişimlerinde bulunmuş ve başarılı olmuştur. Uzun yıllar kendi bloglarında yazılar yazmış ve yeni maceralar İçin Diyalogin ekibini seçmiştir. Burada aile kavramını kavramış ve kavramaya devam etmektedir