Göğüs kanserini görme engelli kadınlar tespit edecek

Göğüs kanseri hem gelişmiş hem de az gelişmiş ülkelerde kadınlar arasında en sık görülen kanser türü olarak karşımıza çıkıyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre 2011 yılında dünya çapında 508 bin kadın göğüs kanseri sebebiyle yaşamını yitirmiş. Bu rakam tüm yeni kanser vakalarının yaklaşık %12′sini ve tüm kadın kanserlerinin %25‘ini temsil ediyor.

Göğüs kanserinin dünyada görülme oranı; Doğu Afrika’da yılda 100 bin kadında 19’dan, Batı Avrupa’da yılda 100 bin kadından 90’a kadar değişiklik gösteriyor. Gelişmekte olan bölgelerin büyük çoğunluğunda ise görülme oranı yılda 100 binde 40’ın altında. Ancak, yaşam beklentisinin artması, kentleşme oranın artması ve batılı yaşam tarzının benimsenmesiyle birlikte gelişmekte olan ülkelerde de göğüs kanserinin görülme oranı her geçen gün giderek artıyor.

Önleme yöntemleriyle birlikte bir miktar risk azalması mümkün olmasına rağmen, göğüs kanserinin çok geç evrelerde teşhis edildiği düşük ve orta gelirli ülkelerde bu yöntemler göğüs kanseri vakalarının çoğunluğunu maalesef yok edemiyor. Göğüs kanseri tedavisinde erken teşhis diğer kanser türlerinde olduğu gibi önem arz ediyor. Ancak, doktorların hastalarına ayırabildikleri kısıtlı zaman sebebiyle sıklıkla teşhiste gecikmeler yaşanabiliyor.

Şimdiye kadar göğüs kanserine karşı etkili olduğu kanıtlanan tek tarama metodu mamografi taraması olarak karşımıza çıktı. Ancak mamografi taraması, oldukça masraflı ve aynı zamanda uzun vadeli toplum tabanlı programları gerçekleştirebilecek,  iyi bir sağlık altyapısına sahip olan ülkeler için maliyet etkin ve uygulanabilir bir yöntem. Bunun yanında mamografi tarama yöntemi herkes için uygun bir yöntem değil. Örneğin Almanya’da, göğüs kanserlerinin %20’si 50 yaşın altında olmasına rağmen, 50-69 yaş arasındaki kişiler bile ancak iki yılda bir mamografi taraması yaptırabiliyor.

Gelişmiş altyapıya sahip sağlık sistemlerinde, mamografiye ilave olarak kadınların rutin kontrollerinin (genellikle yılda bir veya iki kez) bir parçası olarak hekimler, düzenli olarak göğüs muayenesi yapıyorlar. Ancak göğüs muayenesi için standartlaştırılmış bir muayene yöntemi yok ve hastalar için farklı muayene sürelerinde farklı özen göstermeler söz konusu olabiliyor. Bu noktadan yola çıkılan Almanya’da, hassas duyulara sahip görme engelli bayanların göğüs kanserinde erken teşhis amacıyla eğitildiği “discovering hands” adlı bir program başlatıldı.

Bu program ile görme engelli bayanlar, detaylı tarama için gerekli olan, göğüs kanserinin erken sinyallerini saptama becerilerini geliştirmeye yönelik olarak “standart klinik göğüs muayene eğitimi” alıyorlar. 9 aylık eğitim sırasında kadınların göğüslerini incelemek için gerekli standartlaştırılmış tanı yöntemini nasıl kullanacaklarını öğreniyorlar. Eğitimden sonra bu kişiler asistan doktorlar veya hastaneler tarafından istihdam ediliyorlar veya farklı uygulamalar ve/veya hastanelerde serbest olarak çalışabiliyorlar.

Tipik olarak, bir jinekolog tarafından yürütülen düzenli bir göğüs muayenesi bir ila üç dakika sürüyor. Bu eğitimi alan görme engelli bayanlar, muayene sırasında sadece göğüs incelemesi yaparak değil, aynı zamanda göğüs kanseri riski ile nasıl başa çıkacakları konusunda hastaları eğiterek, her bir seans için en az 30 dakikalık bir muayene yapıyorlar.

Ön çalışmalar eğitimi alan görme engelli bayanların, eğitim almış doktorlara göre yaklaşık %30 daha fazla ve yaklaşık %50 daha küçük doku değişikliklerini tespit ettiklerini gösteriyor. Bu konudaki ileri çalışmalar Erlangen Üniversitesi’nde hakem Prof. Beckmann gözetiminde devam ediyor.

“Discovering hands” programı hali hazırda Almanya ve Avusturya’da uygulanıyor. Hindistan ve Kolombiya’da pilot proje çalışmaları var. Sosyal girişimciler aracılığıyla programı diğer ülkelere de yayılmak isteniyor. Belki Türkiye’den de programa katılmak isteyen bir sivil toplum örgütü veya kuruluş çıkar, ne dersiniz?

 

Kaynakdiscovering-hands

Paylaş
Önceki İçerikEvinizde çağa ayak uydursun
Sonraki İçerikHayatları değiştiren tuvalet inovasyonu
Endüstri Mühendisi, Microsoft Sistem Mühendisi ve girişimcilik eğitmenidir. AB fonlarının desteğiyle gerçekleştirilen "KOBİ'lerin Avrupa Birliği'ne Uyumu ve e-dönüşüm Uzmanlığı" programına katılarak KOBİ Uzmanı unvanını aldı. Çeşitli sektörlerde endüstri mühendisliği, üretim ve kalite alanlarında, özellikle üretimde verimliliğin arttırılmasına yönelik yalın üretim ve kaizen faaliyetleri, kalite belgelendirme ve ERP programlarının altyapı projelerinde çalıştı.