İç girişimcilik ve inovasyon: Bölüm1

İç girişimcilik ve inovasyon birimi kurmak: Bölüm 1

İnovasyon artık Türkiye’nin en önemli gündemlerinden birisi haline geldi. Kiminle konuşsanız dilinde inovasyon var. Bu arada karşı olduğum kesinlikle zannedilmesin. Tam olarak böyle olmalı. Konuşulmalı, ancak konuşmak yetmez. Bu sistemin nasıl kurulacağı da bilinmeli.

İnovasyon konusu, bizler konuşa konuşa sonunda Türkiye’de gündem olması gereken yere doğru ilerledi. Şirketler, şirket içi girişimcilik ve inovasyon birimleri kurmaya başladılar. Ancak, bugün bu konuda bir uyarıda bulunmak zorundayım. Bu birimi kurmak, şirketinizde şirket içi girişimcilik ve inovasyon sistemini aktif etmez. Fikirlerin doğmasına ya da ürünlerin yeşermesine yetmez.

Şirket içi girişimcilik ve inovasyon fonksiyonu, kuracağınız diğer birimlerden çok farklı dinamikleri olan bir yapılanmadır. İster bir satış organizsyonu kurun, ister pazarlama biriminde müşteri deneyimi fonksiyonu.. Ne kadar yenilikçi bir birim kurmaya kalkarsanız kalkın, tecrübeli birilerini bulmanız mümkün. Ancak şirketiçi girişimcilik ve inovasyon birimi kurmak isterseniz, işte o zaman her şey bambaşka.

İç girişimcilik ve inovasyon birimi kurmak ve bu fonksiyonu aktif etmek için farklı yaklaşımlar bulmak elbette mümkün. Ancak bu yazının konusu yaygın kullanımdaki aşamalı yapılandırma olacak. Sonraki yazılarda ise benim Türkiye için daha uygun bulduğum yaklaşımları paylaşmaya çalışacağım.

Öncelikle genelde bu yapılanmaların nasıl anıldığını bilmekte fayda vardır. Bu yapılanmalar sıklıkla “Fikirden lansmana” şeklinde adlandırılır. Fikir aşamasından şirkete fayda sağlayacak son aşamaya kadar bir dizi faydalar sağlayacağını söylenir.

İnovasyon birimi nasıl yapılanır?

Faydaları açıklamadan önce şirketlerin iç inovasyon yapılanmalarında sıklıkla kullandıkları aşamaları ve aradaki süreçleri anlatmaya çalışalım.

 

  1. İlk aşamada fikrin izlenmesi yapılır. Fikir dinlenir ve olasılıklar anlaşılmaya çalışılır. Fikrin anlaşılmasında aynı zamanda fikrin hizmet edeceği kapsam da içselleştirilmeye çalışılır.
  2. Daha sonra kapsam üzerine düşünülen fikrin zenginleştirilmesi aşaması gelir. Artık fikre iş planı olarak bakılmaya, incelenmeye çalışılır. Bu süreçte maliyet, bütçe ve uygulanabilirlik değerlendirmeye alınan konular arasına girmektedir.
  3. Bu aşama ikinci aşamayı geçen fikirler için uygulanır. Artık ürünün nasıl geliştirileceği, ilk raflara düşecek versiyonunun nasıl olması gerektiğine dair kafa yorulmaya başlanılır.
    Bu aşamada son kez fikrin konsept haline yapılacak katkılar tasarlanır. Bundan sonra konsepte yapılacak katkılar aslında ürünün raflara düşme süresini uzatacak demektir. Bu sebeple uzunca bir planlama aşaması olarak görülebilir. Bu aşama fikre en çok zaman harcanması gereken aşamadır denilebilir. Fikre katkı verebilecek uzmanlık alanlarından ilk mentörlükler burada alınır. Böylece protip aşamasına geçildiğinde sürprizlerle daha az karşılaşılacaktır.
  4. Uzun bir ürün geliştirme ve planlama aşamasından sonraki başlıca amaç bir prototip elde etmektir. Prototip bize ticarileşme öncesinde son fikirleri verir. Üretime geçmeden önce son gerçek testler bu aşamada yapılır. Bu testler bize aynı zamanda fikrin geçerliliği ve talebini de anlamamız için içgörüler sunacaktır. Prototiplerle birlikte kullanıcı testleri ve anketleri bu safhada yapılmalıdır. Sık karşılaşılan hatalardan biri fikir aşamasındayken ürünü kullanıcıya götürmeye kalkışmaktır. Prototip yapmasanız dahi prototip yapacak kadar bilgi elinizde yoksa yapacağınız anket sonuçlarının doğru ve size yol gösterici olması mümkün olmayacaktır.
  5. Son aşamada ise öngörüler doğrultusunda kısa ve orta vade planlar hesaplanmış olarak yola çıkılır, üretim başlar. Pazarlama çalışmalarıyla birlikte konumlandırma, dağıtım kanalları ve fiyat oluşmaya başlaycaktır. Promosyon bu aşamada ürüne teşvik için çok önemlidir.

Kurumlarda şirket içi girişimcilik ve inovasyon birimlerinde bu tip aşamalı yapılanmalar gerçekleştirilebilir. Ancak illa ki beş aşamadan oluşturulmak zorunda değildir. Kurumun kültüründe daha özgür bir yapılanma varsa, ürünü pazara daha çabuk sunmak adına aşamaların birleştirilmesi ve yapılanmanın buna göre tasarlanması da mümkündür. Hatta bu aşamaların tamamını kapsayan, basit bir süreç yaratma derdine koyulmuş, kendini kalıplara sıkıştırmaktan kaçınan birçok şirket mevcuttur.

Her ne kadar bu faydalar kurum kurum değişebilir ve göreceli olsa da aşamalı iç girişimcilik ve inovasyon birimi kurmanın faydalarına gelecek olursak, şöyle sıralanabilir.

  • Ürünün pazara sunulmasını hızlandırır.
  • Ürünün pazarda tutunma ihtimalini arttırır.
  • Ürünün hata ya da başarısızlık ihtimallerini düşürür.
  • Bir birim olarak organizasyonel disiplini sağlar.
  • Doğru projelere odaklanılmasını sağlar.
  • Çok sayıda projeniz varsa zamandan tasarruf sağlar.
  • Doğrzu zamanda doğru uzmanlardan işbirlikleri alınmasını sağlar.
  • Projelerin akışlarının doğru biçimde görüntülenmesini sağlar.
  • İç ve dış paylaşlarla iletişimi güçlendirir

Faydalar listesi elbette bu kadarla sınırlı değil. Daha birçok avantajlar mevcut denilebilir. Pazarda sık kullanılan iç girişimcilik ve inovasyon birimi fonksiyonu genelde bu yöntemle çalıştırılıyor. Bu sebeple akıllarda bulunmasında fayda var.
Ancak sonraki yazıları takip ederek Türkiye için daha uygun olduğuna inandığım bir modellemenin temellerini de okuyabilirsiniz.

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here