İzlanda yeni türbinleriyle sert rüzgarlardan faydalanacak

İzlanda, neredeyse tüm enerji ihtiyacını yenilenebilir enerji kaynakları ile gidermeye çalışıyor. Ülkede kullanılan enerjinin büyük bir kısmı jeotermal kaynaklardan geliyor. Aynı zamanda; araştırmacılar, bölgedeki kuvvetli rüzgardan da faydalanabilmek için büyük çaba gösteriyorlar. Fakat, kuvvetli bir rüzgarda, geleneksel rüzgar türbinlerinin, kontrolden çıkma olasılığı var. Bu sebeple rüzgardan faydalanabilecek farklı türde bir rüzgar türbini geliştirmek uzun uğraşlar verdikleri biliniyor. Kuvvetli rüzgarın geleneksel rüzgar türbini kullanmak için dezavantajlı olduğunu bilen bir mucit, konuya harika bir çözüm getirdi. IceWind CW1000, görmeye alışkın olduğunuz rüzgar tirbünlerinden bambaşka bir görüntüye ve çalışma sistemine sahip.

İzlanda, uzun yıllar önce rüzgar enerjisinden elektrik üretmeye başladı. Araştırmacılar, ülkedeki 329,000 hanede yenilenebilir enerji kaynakları ile tüketimin/üretimin potansiyellerini  keşfetmek için çalışmalarını tüm hızıyla sürdürüyor. Ama, geleneksel rüzgar türbinleri, günde ortalama 65 km/s hızla rüzgar toplamaya başladığında, bunun üstesinden gelemiyor. Fırtınalı bir havada, rüzgar ortalama 180 km/s hızında esiyor.

Bu problemin tek çözümü de farklı türde bir rüzgar türbini olduğunu farkeden mucit Saethor Asgeirsson bu sorunu tamamiyle akıllıca bir yöntemle çözmeyi başardı. İnce ve uzun pervanelerin yerine, CW1000 türbini kavisli pervanelere sahip. Bu eşsiz pervane, çok hızlı dönmesine gerek kalmadan türbinin rüzgarı yakalamasını sağlıyor. Böylece, CW100 İzlanda’nın kuvvetli rüzgar hızına dayanabiliyor ve geleneksel tasarımların başlıca problemine çözüm bulunmuş oluyor.

İzlanda, zaten diğer yenilenebilir enerji kaynaklarından da ihtiyacı olan enerjiyi elde ediyor. Ama, etkili rüzgar enerji sistemleri, özellikle ev sahipleri tarafından piyasada büyük ilgi görüyor. Yerleşim yeri kullanımına özel olarak tasarlanan IceWind CW100, 2016 yılında satışa sunuldu. Asgeirsson, kendi memleketindeki rüzgardan enerji elde edebilme fırsatını yakaladı. Hatta bulduğu bu çözümü uluslararası pazarda satmak için yatırımlarına devam ettiği biliniyor. Bunun için Amerikan bir yatırımcı ile anlaşmaya vardılar bile. Kuzey Amerika ve Avrupa’da da ürünü satabilmek için distribütör arayışlarının da sürdüğünü paylaşalım.

Unutmadan söyleyelim, insanlık tarihi boyunca rüzgar ihtiyaç duyulan birçok konuda insanın başvurduğu önemli kaynaklardan biri olmuştur. Bu sebeple yenilenebilir enerji kaynakları açısından da önem arz etmektedir. Ancak geleneksel tribünler halen istenilen çevrecilikte ve performansta değiller. Halen konu üzerinde çalışılabilecek boşluklar görünüyor. Bir de bu sebeple konuya uygun bir Atasözümüzü hatırlatalım dedik, “Rüzgarın önüne düşmeyen yorulur!”.

Kaynak:IceWind