Yaratıcı çalışma saatleri: Bölüm 2

Konu ile ilgili ilk yazımızda güneşin ilk ışıkları ile birlikte uyanmaktan ve en azından yarım saatlik bir süreyi değerlendirmekten bahsetmiştik. (İlk yazımız için tıklayınız.)

Sabah zaman dilimlerinin verimliliği sadece günün ilk ışıklarına ait değildir. Bu etkililik, ilk ışıklar ile birlikte en yüksek seviyede başlayıp, yavaş yavaş azalarak öğle saatlerine kadar sürmektedir. O halde ofislerimizde de bahsettiğimiz verimli saatlerin nimetlerinden faydalanmamız mümkündür.

Ofislerde günün ilk saatleri

Ofise vardığınızda, yani çalışma saatleri başladığında genellikle neler yapıyorsunuz, gözünüzde canlandırabilir misiniz? Gazete mi okuyorsunuz? Fırsat sitelerinde fırsatları mı kovalıyorsunuz? Arkadaşlarınız ile hiç bitmeyen sohbetler içerisinde misiniz? Yoksa solitaire mi oynuyorsunuz?

Daha az yaratıcılık ya da verimlilik isteyen işlerinizi öne koyup, bu saatlerde mi çalışıyorsunuz? Verimliliği olmayan, doğru düzgün programlanmayan ve bu sebepten hiçbir sonuca varamayan uzun toplantılara mı maruz kalıyorsunuz?


Bunlar neden bu kadar önemli? Çünkü muhtemelen günün en verimli anlarını kaçırıyorsunuz. Gün içinde zaman alan aktivitelere önemsiz ve yapılmamalıdır demiyoruz. Ancak bu aktivitelerin hangi zaman diliminde yapıldığı çok önemli.

 

Biyolojimize etkileri

Yapılan araştırmalar ile birlikte sabah saatlerinin en etkin çalışma saatleri olduğu kanıtlanmıştır. Çünkü; yoğun olarak salgılanan kortizol hormonu sayesinde vücut sıcaklığı en yüksek seviyede, “kısa süreli bellek” ise çok iyi bir durumdadır. Yoğun çalışmak için en uygun olan saatler sabah saatleridir. Konsantrasyon ve mantıklı düşünebilme yeteneği en üst seviyededir. Uzmanlar bu saatlerin; planlama, düzenleme ve ileriye dönük yapıcı fikir üretimi için en verimli saatler olduğu görüşünde birleşmektedirler.

Dışarıdan gelen etkiler

Yeteri kadar erken işe koyulduğumuzda; sürpriz ziyaretçiler, susmak bilmeyen telefonlar ve kesintiye uğratan diğer şeylerden uzak olmayı bekleyebilirsiniz. Ayrıca, doğrudan yaratıcı projeleriniz üstünde çalışmaya başlarsanız, gerçekten projenizi günlük işleriniz arasında ilk sıraya koyarsanız, çalışma zamanınızın başka işler ya da aklınızı çelecek şeylerle kesintiye uğratılmamasını garantiye alabilirsiniz.

Pareto analizini duymuş muydunuz?

Pareto analizine göre yapılan işlerin %80’lik bölümünü, çalışma saatlerinin yaklaşık %20′sine yakın bir zamanında tamamlanmaktadır. Kalan %20’lik iş için ise, zamanımızın %80’ini harcamaktayız.

 

Tabii bu oranlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. (%25’e %75 veya %10’a %90 gibi)

Peki bizim konumuzun pareto analizi ile ne ilgisi var?

Aslında siz, işlerin çok büyük bir kısmının hangi küçük zaman diliminde bitirilebileceğini belirlemektesiniz. Bu neden sabah saatleri olmasın? Yaratıcılığın doruk noktada olduğu, beyninizin çok daha hızlı bir şekilde işlem yapabildiği sabah saatlerini niye seçmeyesiniz?

Elbette kişiye göre yaratıcı ve etkin çalışılan saatler değişiklik gösterebilir. Biz, evrensel biyolojik saate göre en etkin olunabilecek zaman diliminden sizlere bahsetmek istedik.

Zamanınızı daha verimli kullanmanız dileğiyle!